BU ALANA REKLAM VEREBİLİRSİNİZ


Yazılar

Bismillahirrahmanirrahim

Selamunaleykum millet!
Merhaba muhterem okuyucu kardeşlerim.
Emekli bir adam olarak ortalıkta gezinirken, bir yaşlı agam dedi ki: “Hoca boş gezme. Bak ben 67 yaşımda
doktora yaptım. Çalışıyorum. İhtiyacım da yok. Biliyorsun. Çalış topluma bir şeyler ver.” Sene 2007. Aylardan
şubat. Düşündüm. Doğru söylüyordu. Atamız yorulunca iş değiştirmiş yine çalışmağa devam.
Çalışayım da vereyim- vereyim de… Ne vereyim? Düşündüm.
Bir yayın organı çıkarayım. Bir ışık yakayım. Etrafında toplanalım. Yazalım… Bir fikir meydanı oluşsun…
Ferizli gelişiyor. Artık çevremizde her meslekten yüksek tahsilli, bilmiş insanlar var. Bir fikir yaylamız olsun…
Ferizli, 986 dan beri gerçekte fakirleşiyor. Oysa bir alay insan istikbal için kalkmış gelmiş, buralara konmuş…
Yüzlerce genç var… Bir sürü kaynak boş yatıyor… Belki bir çıkış yolu buluruz.
FERİZLİDE GÜNDEM’i çıkardım. Sene 2007 aylardan şubat…
Maksadım: Akıl sahiplerin incitmeden herkese, ama herkese gülümsemek. Öyle de yaptım.
Basıyoruz… Dağıtıyoruz… Bir iki üç dört… Dağıtıcılarıma hırlamalar başladı. Kendim dağıtmağa başlardım.
Derken yavaş-yavaş nabızları sayfalarımızda atmağa başlayan garibanlar, beni kurtlar oldular. Çaktırmadan…
İçimdeki düzen isyan fikri de tempo tutunca… Bizim “POŞET!” uykular kaçırmağa başladı. “Otorite!” kudurdu.
Gelsin
mahkemeler… Şikayetler… Dedi- kodular. Aldıran kim…
Biliyorum. Garibanlar zurnanın zart dediği yerde şahitlik bile yapamazlar… Ama Allah (cc) büyük.
Gönül aldırmaz…. Devammm…
Ve devletin temsilcilerinin de göz yummasıyla Ferizli’de dağıtımımız yasaklandı.
Bu olayda üzüldüğüm şey: Yasaları temsil edenlerin haklarımı savsaklaması olmadı.
Ahbap çavuşlar her zaman garibandırlar ve güçlü zannettiklerine göz kırparlar. Sığınacak gölge ararlar.Bilirim.
Beni kahreden; Kanunsuz kararları bana karşı uygularken, burnunu silmeği öğrettiklerimin tarifsiz bir iştah ve
haz duymaları oldu.Onlarla karakola düştük. “Otorite!” nin adamları geldiler. Burnu silinmişleri sahiplendiler…
Çay – kahve içtiler… Laklaka yaptılar. Benim ifademi alan memur; 4. istememde anacak bir bardak suyu verdi
içtim. Sahipsizdim. Ve buna hazırlıklıydım. Akşam oldu evlere gittik…
Sadece Bakkal Fikret KAPTAN kardeşimiz aradı ve “geçmiş olsun” dedi. Kendisine
BURADAN BİR KEZ DAHA MİNNET VE ŞÜKRANLARIMI SUNARIM. Ertesi sabah
“Otorite!” nin zabita kılığında iki “mutlu!” su geldiler. Ve bana bir yazı tebliğ etmek istediler.
Kovdum. Ve oğluma İsmail’e: ” Bir internet sitesi kurun. İnternete çıkalım da; toplatsınlar bakalım.” dedim.
Bu site de böyle kuruldu. Dünya okudu FERİZLİDE GÜNDEM’i… İnşallah okuyacak da. Yeter ki;
siz beni dürtükleyin. “ Hoca yaz sana! “ deyin… Kötü komşu adamı mal sahibi yaparmış.
Her şerden bir hayır çıkar. Bilemeyiz.
Türkmenistan’a gitmek gerekti. Çalışılmalıydı, hem de Atayurdumuz’u görmeliydim.
Küçükten beri acayip bir merakım vardı oralara.
Kafamı TÜRKLERİN BEYNELMİLEL ÖZELLİKLERİNE TAKMIŞTIM yarışma açtım yıllarca dişe dokunur bir
sonuca varamadım. Bir de Ata yurduna gitsek. Acaba bir şey bulabilirmiydik?
Aha! Bir fırsat çıktı.Zaten ekşimiştim… “Akmıyorsa bizim suyumuz akmıyor.
Sana da ne oluyor hoca!” hesabına bozulmuştum.
Yayını durdurdum. Ver elini Türkmenistan… Apansız; gittik, gördük , döndük…Ortalıkta geziniyorum.
Sessiz çoğunluk: “Hoca yaz sana!” demeğe başladı.Seslerini duyuramıyorlarmış. Başka bir çilekeş çıkmamış.
Yerimiz boş kalmış. Hoca sessizlerin sesi olmaya devam etsin istiyorlardı.
Gıdıkladılar beni.“ Benliğimin şerrinden” Allah (cc)’a sığınırım. Hoşuma da gitti aranmış olmak.
Siteyi boş bırakmayalım dedim. Ve yine yazıyorum. Hatalarım olursa hatırlatın. Şimdiden peşin özür diliyorum.
Akıl sahiplerini incitmek yok.Ya Allah (cc) Bismillah!
Yine bizim gibi sıradan insanları göreceksiniz bu sitede. Sessizleri… Sesliler varsın kızsınlar.
“Otorite!” sansınlar kendilerini… Bir nefeste söndürürüz çıralarını. Kayar altlarından saltanatları…
Yine Sizlerin nabzınız atacak sayfalarımızda inşallah. Ve yine tek şiarımız milletimizin yüce menfaatini
korumak ve böylece sizlerin sesi olmak…
Fakat ne olur sevgili okurlar: Bu sefer yazın. Çocuklar sizler yazın! Yayınlayalım. Resminizi dünya görsün.
Bakın her okula sayfa ayıdım. Çizin… Karikatürler çizin… Resimler… Öğretmenleriniz yazsınlar.
Ev hanımları sizlerde yazın. Takma isimlerle yayınlarız. Bir fikir yaylası olsun sitemiz. Yaylanalım…
Sitede hangi konuları görmek istiyorsanız bize bildirin. Sitenin içeriğini de beraber belirleyelim.
Bunu yaparken tek kaygımız : AKIL SAHİPLERİNİ İNCİTMEMEK OLACAK.

Haydi iş başına… Haydi Ferizli.
İŞİN TÜRKÇESİ

 

Türklerin temel özelliklerinden biri de Misafirperverlik = Mihmanseverliktir.
Burada misafir Tanrı misafiri yani yolcudur. Zaten misafir sözü seferden gelmektedir. Atayurdumuz
Türkmenistan’da otel yerine mihmanhana kelimesi kullanılmaktadır.
Türk niye:” Bana ne Allah (cc)’ın yolcusundan demez de; Tanrının yolcusu demez de; TANRI MISAFİRİ der?
Türk niçin mihmanını sevinçle karşılar? Ona en iyi yiyeceğini yedirir. Malını keser yedirir.
En rahat yerde yatırır. Yıkar tarar giydirir ve gerekirse tek atını dahi verir. Ve dualarla uğurlar, selametler.
Türkü böyle davranmağa iten inancıdır. Tanrı inancıdır. Zira; misafir Tanrının adamadır.
Tanrının yarattıklarından en çok sevdiğidir. O’nu Tanrı göndermiştir.
Kısaca bu temel inanç, Türk’ü mihmanperver olmağa iten birinci sebeptir. Misafir yaratılandır ve
Yaratan’dan ötürü sevilmektedir. Bu düşünceyi güzel Türkçemizle güzelce dillendiren ve ölümsüzleştiren
Yunusu’muzdur. O Rahmetli Yunus, bizim düşünce ortamımızda yetişmiştir. O’nun bu düşünceyi
billurlaştırmasında içinde bulunduğu adeta bir hoşgörü denizi olan Türk toplumumuzun temel olduğu
unutulmamalıdır.Yunusu yetiştiren Taptuk Emre ve dergahı bu coğrafyada yeşermiştir.
Trükmenistan’da herkes ama herkes; gördüğü insanlara tek-tek selam veriyor. Ve toka yapıyor.
Herkes sanki herkesle 40 yıllık dost. Ne güzel.
Misafir de işte o herkesten biridir.
İbrahim Peygamberimiz. Her akşam yemeğini mutlaka misafirleriyle yermiş. Mihmansevermiş.
Bunun dışında mutlaka başka sebepler de vardır. Onu da inşallah bir kardeşimiz yazar da yayınlarız.

Yukarı Geri Ana Sayfa
Sorumlu yönetmen: Mehmet Ali USTA - Adres: Cumhuriyet caddesi no: 15/4 FERİZLİ / SAKARYA
TELEFON: +90 546 232 54 34 - E-mail: mimaliusta@hotmail.com
Yayımlananlar izin alınarak kullanılabilir.